Acının Rengi

Hayatı yaşarken esasında hayatın sizi yaşadığını ve siz hayat için plan yaparken hayatın sizin için hazırladığı planlarını devreye çoktan koyduğunu acı hissettiğimiz zaman ancak anlarız.

Bir garip koşturmacadır bu garip hayat. Acının rengi ne olursa olsun; acı insanın içini yakar hatta kor eder.

Hayatın içinden bir konuyu yakalar, onun peşinde koşarken savruluruz çoğu zaman. Ve o yaşam içerisinde herşey herkes sonsuza dek yanımızdaymış gibi, hiç gitmeyecekmiş gibi tüm hızla doya doya yaşamanın yollarını bulmaya çalışırız.

Bu hayatta baki olan tek bir konu var; o da doğum ve ölüm arasındaki o kısa olan ama uzunmuş gibi düşündüğümüz sınavımız. 
Hayatın gerçeği ile ancak sevdiklerimizi kaybedince anlarız. Kime sorsam sevdiğini toprağa gönüldeki çiçeğin açması için gönderen birçok insan olduğunu söyleyecektir. Ayrı ifadelerle ama aynı öz ile anlatacaktır.
Acıyı yaşadım hemde iliklerime kadar hissederek yaşadım. Duyduğunda ilk sicak haliyle aptallaştım, ne düşüneceğimi onsuz ne yapacağım diyerek bencillik ettiğimi düşündüğüm anda acının rengi değişti. Onu göremeyeceğim ve onun yaşamak istediklerini yaşamayacağını düşünmekte acıma başka renk kattı.

İlk zamanlar hayatın boş olduğunu, ne için yaşadığımı sorguladım ardından. Biz neyin derdindeyiz dedim. Üşüdüm sevgimi tek yaşamaktan. Bir rüzgar köklü bir ağacın yaprağını değil dalını kırmıştı. Onun hayalleri o kırılan dal ile sonsuza gitmişti. Son yokmuş gibi gözüken yaşam gerçek olan sonsuzluk ile belirginleşmişti.
Elbette hayata kaldığı yerden devam edilecek, elbet gülecek ve elbette yine geleceğe umutla kanat çırpılacaktı ama o esnada sadece acıyı iliklerime kadar yaşamayı yeğlemiştim. Tıpkı her sonsuzluğa yolcu edilen ayrılıkları yaşayanlar gibi. Yutkunurken zorlanacak, gülümserken suçlu hissedecek, sevenlerimi üzmemek için anlamsız olduğunu bile bile tek kelimeyle “iyiyim” dediğim zamanlardı.

Her aklıma geldiğinde bir rüzgar o ateşi geri getirecek, içimdeki korlanan ateşi harlayacak
ama yanmaya o kadar alışıyorsun ki ilk günler gibi yanmasan da o ateşte kah yanıp kah sönecek sonsuz ateşi içinde taşıyorsun işte… Sevdiklerinle ve hayata olan umutların ile…. Bu kısır döngü her hatırladıkça can bulacak.

Sonra yeniden güneş doğacak, yine yeni yeniden hayata gülümseyeceksin. Yine beklentilerin, hayallerin seni yakalayacak silkelencek ve yine şaha kalkacaksın. Hayatın diğer adı da sen beni yaşamasan da ben yaşarım.
Hayata bu zevki taddırmayın siz yaşayın şaha kalktığınız vakit. Siz hayatın mutluluğu bulmanız için kandırmasına izin vermeyin, eldeki mutluluğu görmeniz için kendinizle yüzleşmeniz yeterlidir.

Dedim ya garip bir hayat ve hüzün bastı gecenin bu saatinde sonsuzluğa giden halamı, dayımı ve diğer sevdiklerimi hatırlayınca. Yine gözlerim doldu, yine burnumun direği sızladı.

Zalım hayat ben seni yaşıyorum işte tüm bu benden aldıklarının yerine de… Güzel olan ne varsa seviyorum. Keyif veren ne varsa içime doya doya hapsediyorum. Yarınım bir varmış bir yokmuş gibi sevgiyle bakarak sevgiyle görüyorum. Seni seviyorum hayat
Tüm sıradanlığına, riyakar insanlara, bir yudum nefes diye haykırırcasına yaşıyorum. Gidenlerim geleceğime ışık oldular, yüreğime sonsuz sevda…
Hadi bu kadar hüzün yeter bu gece, hayatın acıları pranga takmadan ben üzüntülere çelme takarak güzel kısımlarına pencere açarak daha keyifle yaşayacağım. Üzüntülere inat…

Hayat bir tren yolculuğu evet bunu daha önce keyifle yazdığım bir yazımda bahsettiğim gibi; bazı istasyonlarda birileri gidecek birileri gelecek hayatımıza fakat kısa olan ve size ait olan bu zalım hayatı dolu dolu ve elinizdeki güzellikleri görerek yaşayın sevgili dostlar…

Hepinize kucak dolusu sevgiler gönderiyorum ❣️




8 yorum

  1. Bircan Yanıtla

    Merhaba…
    Kayıplarım çok oldu benim de, on altı yaşında anne ve babamı, yirmi altı yaşımdayken doğum anında bebeğimi…
    O günlerden sonra dedim ki; herkes bir gün ölecek… Ölmez diye düşündüğüm kim varsa, terkedip gittiler.
    Belki de terkediş değildi, benim de gideceğim yere önceden gitmelerdi…

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Başın sağolsun çok üzüldüm acıların hepsini yaşamışsın…Rabbim tüm bunlara rağmen gülen yüzünü soldurmasın Bircancığım ❤️ ❤️ ❤️ ❤️ seviyorum seni

  2. Taylan Yanıtla

    Duygusal sosyal umutsuzluktan umuda bir kısa ama aslında uzun bir yaşamın içinden notlar.
    Genel sosyolojik insan yaşamına bir betimleme. Kişisel bir yorum içerisine bilimsel bilgiler bulunması yazıyı daha eleştirel düşünce ile buluşturabilir. Sevgiler saygılar selamlar

  3. Tahmin edebilir misin 😉🙈🙈 amaa yaa mail adresimden😂😂 Yanıtla

    Pınar cım kalemine yüreğine sağlık 🙏🥰 bnm de hep hayatı benzetmem aynı senin düşündüğün gibi 🙏🤗Bebekliğimde kalkan Trenime binenler inenler duraklarda yaşadığım iyi yada kötü anılar ama dediğin gibi Tren kalkıyor düdüğü çaldığında mutlu yada mutsuz yeni duraklara yeni hayatlara demek senden aldıkları yada sana kattıkları🙏😞😊 Trenimin sondurağına hep yüreğimde olcak cnm dostum nice güzel satırlarda yazılarında seni yaşamak okumak şuanda trenim 10 dak Pınar la mola dedi 😉🚂🚂bu curcunada İyiki dedi 😉bir dahaki molada belkide sarılmak kocamanından dileğimi trenin dilek kutusuna attım🙏🗳️🗳️🥰😘😘😘

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Seni seviyorum Şafakcığım 😘😘😘 ömrüm boyunca hep tren yolculuğumuz bir olsun güzel arkadaşım dostum ❣️

  4. Gülay Yanıtla

    Eline, emeğine, kalemine ve yüreğine sağlık Pınar cığım 😊🤗🙏🌹🙏
    Hepimiz kendi payımıza düşen acıları yaşıyoruz bi şekilde .Bizim de hislerimize tercüman olmuşsun âdeta. Herşeyin gönlünce olması dileğimle sevgiler, selamlar Canım 🙋🏻‍♀️💕😊🤗🙏😍💕

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Gülaycığım güzel arkadaşım, İyiki yollarımız kesişti ve seni tanıdım hayatım kucak dolusu sevgiler gönderiyorum ❣️ ve kocaman öpüyorum seni ❤️

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir