Dilencilerin bebekleri

Dilenciliğin altında hangi sebep yatarsa yatsın, hepimizin tartışmasız kabul edeceği acı bir gerçek vardır. Bu hastalık toplumun kapanmaz, şifa bulmaz kanayan bir yarasıdır.

Dilencilik; tembellik ve halkın yardım duygularını istismardan başka birşey değildir. Böyleleri İslâmiyetin tevekkül anlayışını da kendi düşünceleri açısından değerlendirmekten çekinmezler. Onlar, çalışmadan oturup başkalarından bir şeyler beklemeyi tevekkül sayarlar.

Fakat dilenciler, ‘Allah rızası için yardım istiyorum’ deyince bizim insanımızın yüreğine dokunuyor. Biraz da vermek zorunda hissediyorlar. Fakat vermememiz gerekiyor, verildiği müddetçe dilenci sayısı her geçen gün artıyor.
Meslek haline dönüştürüp, kazançlarına kazanç katıyorlar.

Dilenme ‚Islâm nazarında çok kötü bir kazanç yoludur.
Ancak kişi yollarda oturup herkese el uzatanlara birşey vermek zorunda değildir. Bizzat kendisinden dilenen olur ve “Allah (cc) için, Allah (cc) rızası için” diye dilenirse ona az da olsa bir şey vermeli ve öyle diyerek dilenmesinin çok kötü olduğunu ona uygun bir dille anlatmalıdır. Cami içlerinde dilenenlere ise bir şey vermemesi -Allah`u a`lem- daha uygun olur. Çünkü böylece bir bidatin önüne geçmiş olur. Ihtiyacı olmadığı halde dilenmeyi bir meslek haline getirdiğini bildiği kişilere de -bizzat kendisinden istemedikçe- vermemesi daha uygundur. Ama her halûkârda dilenciyi azarlamamak bir Allah emridir. Dilenciye hem verip, hem de onu inciten bir davranışta bulunmaktansa güzel bir sözle onu savmak da Allah (cc) emridir.(bk. K. Bakara (2) 263)kynk:sorularlaislamiyet.com

Kucaklarındaki bebeklerin ağladıklarını gören var mı bilmiyorum ama bana hiç denk gelmedi. Yıllardır işe gidiş gelişimde aynı güzergahı kullanırım ve hep aynı dilencileri aynı ses tonuyla, kucağında hep bir bebek ile süt parası, ekmek parası isterken bulurum. İlk zamanlar aynı kişiye cebimdeki bozuk paradan verince rahatsızlık duydum ve o acı ses tonu ile dinlenmesine kulak asmadan yoluma devam ettim. Kazanç kapısı için yaptıkları barizdi. Mendil satan çalışamayacak durumda olanlara bir mendil alıp iki mendil parası veririm o ayrı.
Fakat bu akşam iş dönüşümde yaşadığım hadiseyi kısaca bahsedeyim. İki genç hanımefendi ” kendisinin de böyle küçük çocuğu olduğunu, üzüldüğünü söyledi. Ve hergün buradan geçerken bu bebeği görüyorum, sürekli uyuyor siz ilaç mı kullanıyorsunuz yazık” demesiyle büyüyen ve polise ambulansa kadar uzayan bir kavganın içinde buldum kendimi. Bebeği, tartışmaya katılan başka bir hanımefendi ile yaşanan arbade esnasında yere düştü-düşürdü emin değilim fakat bebeğin ağlama sesini duymadım. Bebeğin kulaklarında bir problem olduğunu düşünsek bile yere düşünce canı yandığı için ağlaması gerekmez miydi? Ağlamadı, sesi çıkmadı hala şaşkınım. Eve döndüğümden beri o bebeğin neden ağlamadığını düşünüyorum.


İstanbul İbb Beyaz masa alo 153
Belediyenin sayfasından aldığım bilgi şu şekilde;

Dilencilikle Mücadele
Belediyemiz yetki ve sorumluluğundaki ana yol, cadde, meydan ve bulvarlarda zabıta ekiplerimiz dilencilere yönelik denetimler yapmaktadır. Vatandaşlarımızın dini ve insani duygularını istismar ederek dilencilik yapan kişilere, 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu 33’üncü maddesi gereği idari para cezası verilmekte ve dilencilikten elde etmiş oldukları gelirin mülkiyeti, Belediye Encümen kararı ile kamuya geçirilmektedir.

Bir başka zabıta ile ilgili web sayfasında da ;
Dilencilere kesinlikle yaptırım uygulanması gerekiyor. Dilencinin yakalanma sayısına sınır getirilebilir. Örneğin 10 defa üst üste yakalanan dilenciye hapis cezası verilebilir. Çünkü 10 defa üst üste yakalanan kişi bu işi meslek haline getirmiştir. Bu şekilde çözüme kavuşturulabilir. Dilencilik suça giriyor. Terlemeden para kazanıyorlar. Bu vatandaşın para vermemesiyle bir de hapis cezasıyla çözülebilir.”
Görüldüğü kadarıyla, dilenen kişiler ya ihtiyar, kötürüm, sakat ve hasta gibi bedenî özürlerinden dolayı iş bulamayan, çalışma imkânından mahrum kimseler veya özürlü olduğu hâlde aza kanaat etmeyip kolayından bol paraya göz dikenler yahut da bedenen ve ruhen sağlam olup, bu yolu bir kazanç ve meslek hâline getirenlerdir.

Bu şekilde bir çözümün olmadığını halk olarak bizler ve yetkililer de bilmemize rağmen hiç bir ilerleme yapamıyoruz.

Onlar inançlarımızla, merhametimizle oynayarak servet yaparken hiç bir şey yapmamız da ilginçtir esasında.

Şimdi birde şunu söylemeliyim çok önceden bu uyuyan bebeği görünce ( bilmediğim için 155 i) aradım.
Diyorlar ki; üzerlerinde uyuşturucu olmadan ihbar etseniz bir şey elde edemezsiniz. Kan almaları için de mahkeme emri lazım. Zabıtayı arasam alacak onları sadece ceza kesecek, üzerindekileri alıp bırakacak.

Bu konuya acilen çözüm bulunması gerekir. İnanılmaz çoğalıyorlar ve tehlikeli olmaları da cabası.

Yasalarda düzenleme yapılmasını yetkililere duyurumdur. Bu kanun maddeleri yeterli olmadığı için, kolay yoldan kazanç elde etmeleri doğru değildir.

Bilhassa bebeklere yapılan bu eziyet için de ayrıca duyarlı olmaya davet ediyorum.

Selam ve saygılarımla…




4 yorum

  1. Ayselkarabacak Yanıtla

    Dilenmek kolay para kazanmanın başka bir yolu ve bizler bunlara para vermezsek bu kadar çoğalamazlar 10 defa üste üste değil üç defa aynı şekilde dileniyorsa hapis cezası verilmeli 10 çok fazla 10 defa yakalancağı ne malum

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Çok haklısınız kesinlikle bir çözüm bulmalılar yetkililer
      Selam ve sevgilerimle ❤️

  2. Mithat Yanıtla

    Allah rızası için yapacaksan etrafımda bildiğim tanıdığım aileler var ancak temel ihtiyaçlarını karsilayip faturaya kiraya çalışıp çabalıyorlar her zaman olmasada arada kendi çocuklarına aldığım şeyleri sokakta o çocuklarla paylastirip mutlu hissediyorum köprüde yolda kaldirimda dilenen insanlara asla vermiyorum vermemde

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Olay gününün ardından yine aynı yerde gördüm, yaklaştım yanına, bebek yine uyuyordu üzerindeki kıyafet bembeyazdı,teni bembeyazdı meleğin. Kadın kirada oturduğunu, geçinmenin zor olduğunu, çingene doğmasının kaderi olduğunu çünkü kimse iş vermez bize diyor mecbur dinlendiğini çocuğa birşey vermediğini yemin ediyordu. Değişen ne oldu o kadar münakaşada dilenci aynı yerde, bebek yine uyuyor, yasalar yine uyuyor… Vermemek gerekir çünkü hep kucaklarında uyuyan bebek olacak

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir