Mutluluğa kanat çırpmak

Hayatın bizi istemediğimiz limanlara götürdüğünü hep düşünürüz. Gitmek istediğimiz limanları ise uzak olduğunu, imkansız ya da zamanı var daha deriz. Mutsuzluğumuza ısrarla ağaç dikeriz o vakitler. Besleriz ağacımızı ama yeşermez hep kuru kalır ta ki mutlu olunca ağacımızın yeşermesi gibi… Hep yeşil tutmak oysa elimizdedir.

Hayat iniş çıkışlardan ibaret değil midir? Mutluluk ve mutsuzluk sonsuz mudur? Kene gibi yapışır mı insana? Tüm bunlar eşiğinde kendi terapimizi kendimiz yapmalıyız.
Oysa “ben şöyle bir hayatı istiyorum, ben daha iyilerine layık biriyim, ondaki hayat bende olacaktı ahh neler yapmazdım, onlar benim hayatımı yaşasalar bakalım ne kadar dayanacaklar” gibi gibi örnekler çoğaltılabilir. Mutsuzluk limanına gidiş yoludur bu.

Bu şekilde anket yapacak olursam; eminim ki on kişiden sekizi mutsuzum diyecek. Çünkü hayat zamanın akışının ilerlemesi gibi zorlaşıyor her geçen gün. O yüzden başka hayatlara ve eskilere özlem duyuluyor. Ekonomik şartlar, sağlık koşulları daha da zorlaştırıyor, teknolojinin ilerlemesi ile birlikte bazı kavram ve duygular daha da değişiyor. Yaşam zorlaşıyor akıp giden zamanla eşdeğer olarak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Zamanı durduramayız ama bakış açımızı ne kadar geniş tutarsak o zaman mutluluk kapısını hep aralık bırakır ve hayatımıza süzülen mutsuzluk kronikleşmez,çekip gider.

Mutlu olmak da mutsuz olmak da bizim ne kadar izin verdiğimizle iç içedir.

Her zaman söylediğim bir örnek var; senin hayal ettiğin başkasının hayatı kadar, senin hayatın da bir başkasının özlediği hayat olabilir. Kabul et, yenilen ve hayatı sev ki mutluluk gölgen olsun.

Mutlu ve mutsuz insanları ayrıştıralım isterseniz…

Mutsuz insanlar; üzüntülerini, acılarını kronikleştirmek için, sürekli aynı eksende dönüp dururlar. Kendini “kurban” olarak görenler sürekli şikayet eder, problemi bir başkasında görür, kendi dünyasına çekilip acısına acı katar. Ağlayıp sızlanmalar yaşar. Başkalarının hayatı ile ilgilenir, dedikodu yapar. Sürekli kendi ve çevresindekileri kontrol eden, üstün uğraşlar vererek kendinden ödün vererek herşeyi yönetmeye çalışan ve kendini kontrol mekanizması olarak gören kişilerdir. Hayatlarında başlarına gelenler ile yaşayarak o an-da kalan insanlardır. Böylece kronik mutsuzluğa kürek çekerler. Negatif baktıkları için negatif enerjiyi toplarlar.

Oysa ki; mutlu insanlar 7/24 mutlu olan değildir. Zaten mümkünatı da yoktur. Mutlu insanlar,  karşılaştıkları zorluklarla mücadele ederek yeni bir sayfa açarlar. Şikayet etme kabuğundan sıyrılıp çözme almasına geçenlerdir. Dünü ders alarak yarına sevgi ile bakabilendir. Çünkü dün yaşandı ve geri gelmeyecek ama yarın  ve bugün vardır onlara göre. Dünü bilerek adım atarlar elbette. Anda kalarak, geçmişde yaşanmaması gerektiğini bilirler.
Bilirler ki ; güzel şeylere sahip olmak için çalışmak ve bir emek sarfetmek gerekir ve hayat kontrol altına alınmaz sadece akışına bırakarak planlar doğrultusunda tad almayı bilmekten geçer. Pozitif düşünce ile çevresine de pozitif enerji verir.

Gece ve gündüz gibi mutluluk ve mutsuzlukta nefes aldığımız süre içerisinde her daim olacaktır. Mesele ne kadar ağırladığımızdır.

Acı yaşanacak elbette, ağlayarak doğan insanoğlu yaşam içerisinde acı çekmemesi mümkün değil zaten. Acıyı kronikleştirmemek için bakış açımız önemlidir. Kendinize zaman tanıyarak…

Tırtılın kozasından çıktıktan sonraki yaşamı kelebek olarak devam ediyor unutmayın. O anki duruma bakarak kendi mutluluğunuza pranga takmayın. Nefes aldığımız sürece şükretmeyi ve güzellikleri pozitif düşünceyle hayatımıza almayı bilmek gerekir. Negatifliğin, üzüntülerin esiri olmamak gerekir. Güzellikleri görmek için güzel bakmalı, gökkuşağını yaşamalı, karanlık gecenin güneşli sabahı olduğunu unutmamalı.

Yapacağımız küçük değişiklikler ile büyük sonuçların doğabilmesini sağlayabiliriz ki; buna da “kelebek etkisi” deniyor. İsteyip adım atabilenindir zafer. 🦋

Mutluluk için kanat çırpmak gerekir.

Hayatınız kelebeğin harika olan eşsiz güzelliği kadar canlı ve güzel, üzüntüleriniz ise kelebeğin ömrü kadar olsun…

Yolu sevgiden geçen herkese, selam ve sevgilerimle ❤️


2 yorum

  1. Aydemir Maden Yanıtla

    Bugün bu yazıyı okumak için en uygun insanlardan biriyim sanırım. Eline yüreğine sağlık abla . Yazının şu bölümü nü defterime not aldım ;

    ” Gece ve gündüz gibi mutluluk ve mutsuzlukta nefes aldığımız süre içerisinde her daim olacaktır. Mesele ne kadar ağırladığımızdır.”

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Sevgili Aydemir, ömründe mutsuzluklar kelebeğin ömrü kadar olsunve mutluluklar kelebeğin güzelliği gibi olsun 🙏🏻

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir