Okuldaki eğitim-öğretim başladı

Hababam sınıfının o eşsiz müziğini de yükledim sizler için, hadi buyurun papatya çayı eşliğinde yazımı okumaya…

Kadın sevinçle uyandı. Çalar saatini kapattı, mutfağa gitti keyifle tost yaptı, süt ısıttı. Çocuklarını önce sessizce öperek, sonra eliyle dürterek “yavrum kalk, ilk günden okula geç kalacaksın” dedi. Zorla kahvaltılar yaptırıldı, beslenme çantaları hazırlandı okulun yoluna doğru gidildi.

Yol her zamanki okul döneminin halini eksiksiz biçimde aldığından dolayı trafik yoğundu. Kadın düşündü içinden yine “ ohh şükür, koca yaz başım şişti, sıkılmaları ayrı dert, istekleri masrafları ayrı dert, şimdi artık günlere başlayabilirim, arkadaşlarımla kahvaltılarda buluşabilirim, özgürüm be heyt özgürüm işte”

Okula girerken çocuklara tekrar bir baktı, gözünden kaçan bir kıyafet dağınıklı var mıydı yoksa diğer sınıf anneleri laf ederler, canı sıkılırdı. Bir problem olmadığı kanaatine vardı ve kendinden emin özel, güzel, duyarlı bir anne olmanın gururu ile sınıflara doğru çıktı. Beslenmelerini bile hazırlamıştı, hazırlamayan o süslü annelere denk gelirse baştan aşağı ezerek süzüp sonra da “sorun değil tatlım paylaşırlar bugün” diyerek keyfe gelmek istiyordu esasında içinden…

Öğretmen, anneleri dışarı çıkardı, bahçede sohbete daldı gelen tüm anneler… Çocuklarını öven ama kendi keyiflerinin nasıl da yerine geldiğini söylemek ve söylememek arasında git gel olan egolu anneler. Reklamlar hava da uçuştu. Tatillerinden kahkahalarla bahsederken gizli gizli hasetlendiler mi diye de baktı birbirlerine… Canımlar, tatlımlar havada uçuştu birbirlerine özlem duyan, ama bir o kadar da gizli bir yarış halinde olan jokey anneleri, pardon öğrencilerin anneleri…

Vedalaştılar iki hafta sonra kahvaltı için sözleştiler… Artık zaman gezme zamanıydı. Neydi öyle araya birkaç İngilizce kelime konuluca cool olunurdu ya, işte o yüzden kadın da öyle oldu ve arkadaşlarına “ tabi şekerim of course, müsaidim o gün, birikmiş randevularım çok fazla var malum özgürlük time benim için ama söz geleceğim sizi özledim” diyerek ayrıldılar.

Kadın ve diğer sınıf anneleri bir araya gelince, tatil anılarını ama en çok da öğretmeni çekiştirmeye başladılar. Çocuklara verdiği ödevin az olduğunu, çocukların bir şey öğrenmediğini, oyun oynamak için bol vakitleri olduğu için hatta sıkılıp annelerine yardım etmek istediklerini defalarca isyan edercesine çekiştirdiler. Arada birbirlerinin kıyafetine saçına tırnağına süzmeyi de ihmal etmeden.

Kadın, bu sohbetin ortasında sakince dinleyen hiç yorum yapmayan kadını merak etti. Oturduğu köşeden diğer köşeye seslendi

-Hanımefendi pardon biz tanışmadık sizinle ben Pelin, siz yenisiniz bu sene galiba

Kadın kibar bir edayla;

  • Evet, bu sene yeni tanıştık, ilk senemiz
  • Hayırlı olsun hoş geldiniz aramıza öyleyse
  • Memnun oldum hoş buldum, sizler ile tanışmak için gelmiştim ama üzgünüm bir dahaki toplantılarınıza katılamayacağım

Kadın ve diğerleri bıyık altından gülerek, aşağılayıcı şekilde yarım ağız gülümsediler. Ve

  • Neden öğrenebilir miyim dedi içlerinden biri
  • Çünkü sürekli öğretmene yüklendiniz, öğretmen müfredata göre, derslerini öğrenciye öğreterek belirli süre ile eğitim vermek durumundadır. Veliler yaz tatilinde çocuklarına yeter ki evde gürültü yapmasınlar ve kendileri de o tek çocuklarından rahatsız olmasınlar diye dersten uzak olan neredeyse tüm eğlenceler yapıldı. Okul dönemi gelince sizin tatil döneminiz başladı diye büyük bir dertten kurtulur gibi ki evlatların eğitimi okulda değil evde başlar, siz tek bir çocukla baş edemezken tüm sınıfın sorumluluğunu öğretmene yüklediniz. O öğretmen ki çocukların yarış atı gibi ödev ve kurslardan kişilik bulma zorluğu yaşadığı için, eğlenceli şekilde dersi anlatıp kısa ödevler veriyor. Bununla da yetinmeyip çözüm odaklı değil de, eleştiri haliniz hem ailenize hem sınıf anneliğinize yansıdı. Bu da beni rahatsız etti. Çünkü ben o eleştirdiğiniz öğretmenin eşiyim, aynı zamanda da sizler gibi o sınıftaki öğrencinin annesiyim. Ama emin olun ki; gözümün bebeği dediğim çocuğumu yetiştirirken reklama ihtiyaç duymadan, sevgi-saygı, çalışmanın üretmenin keyfini ve huzurun ailede başladığını öğretmeye hep çalıştım. Bunun için de kimseden övgü almak gibi bir çarpık psikoloji yaşamadım. Şapkanızı önünüze koyun ve öz eleştirinizi öğretmen ve arkadaşlarınızın giyiminden önce eleştirin lütfen. Şimdi müsaadenizle…

Kıssadan hisse…

Eğitim öğretim yılımız hayırlı olsun…

 

6 yorum

  1. Serhan Yanıtla

    Yüreğine Sağlık Duygularina kalemine sağlık Ablacığım ???❤❤????. Çok güzel anlatmissin bazı anneler öyle çocuğuyla ilgilenmez ama okulda öğretmenlere azgina geleni söyler

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Edep, terbiyenin de keşke eğitimi olsaydı değil mi canım benim…Sevgiler

  2. Şafak Yanıtla

    Valla cmmm aynen durumu yansıtmıssın ne eksik ne fazla???? ne yazakki çokkl yazık durum aynen böyle toplantıdan çıktım geldim maalesef hiççc değisiklik yok hatta daha vahim? eline yüregine sağlık???

    • rahsapinar YazarYanıtla

      Saoalsın canım benim, senin yorumun benim için önemli … öpüyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir